Çağrı Merkezi: 0850 65 000 65 | Email : aykut@tasarimdanimalata.com

3D Yazıcı ile Üretilen ilk Şoförsüz Otobüs Hizmete Girdi

3D baskı otobüs Olli uzun vadede akıllı, güvenli ve istikrarlı bir ulaşım çözümü sunuyor.

3D Yazıcı ile Üretilen ilk Şoförsüz Otobüs Hizmete Girdi

“Local Motors” şirketinin 3D yazıcı ile imalatını gerçekleştirdiği şoförsüz otobüs” Olli”, Amerika’nın başkenti Washington’da yollara çıktı.

Ulaşımını 3D baskı otobüs ile sağlamak isteyen yolcular, “Uber” benzeri bir akıllı telefon uygulaması ile yerlerini Olli’ye bildiriyor. Olli, yolcuları bulundukları yerden alarak istedikleri yere bırakıyor.

IBM Watson Internet of Things ile işbirliği içerisinde üretilen 12 yolcu taşıma kapasiteli 3D baskı akıllı otobüsün güvenli bir sürüş için 30 sensörü bulunuyor.

3D baskı Otobüs; yolcuların, yol güzergahlarıyla ve turistik mekanların tarihleriyle ilgili sordukları sorulara cevap verebilmesini sağlayan bir zengin veritabanına sahip sistemi de bünyesinde bulunduruyor.

“Geleceğe Yönelik Bir Ulaşım Çözümü”

Local Motors’un kurucusu John B. Rogers Jr. amaçlarının Olli ile uzun dönemde akıllı, güvenli ve istikrarlı bir ulaşım çözümü oluşturmak olduğunu söyledi.

Şirket, yine uzun dönemde dünya çapında yüzlerce mikro fabrika kurarak Olli’nin 3D yazıcı teknolojisi ile seri üretimine başlamayı planlıyor.


 1.75mm ve 3mm ‘lik filamentlerin aynı yazıcıda kullanılmasını sağlayan yeni ekstruder piyasada …






Bilgisayar destekli tasarım (CAD) daha popüler hale geldikçe, tersine mühendislik, 3D bilgisayar destekli tasarım (CAD), bilgisayar destekli üretim (CAM), bilgisayar destekli mühendislik (CAE) ve diğer yazılımlarda kullanılmak üzere, varolan parçaların üç boyutlu sanal modellerinin yaratılması için kullanılabilir bir metod haline gelmiştir. Tersine mühendislik işlemi bir objenin ölçümünü ve ardından üç boyutlu model olarak oluşturulmasını içerir.Fiziksel objenin boyutları, koordinat ölçme makinesi (Coordinat measuring machine, CMM), üç boyutlu üçgenli lazer tarayıcılar, üç boyutlu yapısal ışık sayısallaştırıcılı tarayıcı veya bilgisayarlı tomografi gibi üç boyutlu tarama teknolojileri kullanılarak ölçülebilir. Genellikle bir nokta bulutu olarak temsil edilen Ölçülmüş veri kendi başına, topolojik bilgi eksikliği taşır ve bu yüzden sıklıkla, üçgen kaplı ağ veya bir CAD modeli gibi daha kullanışlı bir formata dönüştürülür. Imageware Rapidform veya Geomagic gibi uygulamalar nokta bulutlarını; 3D CAD, CAM, CAE gibi uygulamalarda veya görselleştirmede kullanılabilecek formatlara dönüştürür.

Tersine mühendislik, sıklıkla, diğer milletlerin teknolojilerini, aletlerini, bilgilerini veya sahada sıradan askerler tarafından toplanan veya haberalma operasyonlarıyla toplanan bilgi parçalarını kopyalamak için, ordu tarafından sık sık kullanılır


Local Motors 3D Yazıcı İle Araç Yapıp Satacak

Local Motors 3D Yazıcı İle Araç Yapıp Satacak

3D yazıcılar tam anlamıyla hayatımıza girdi diyebiliriz. Artık müzik kliplerinde bile karşımıza çıkmaya başladılar. Eskiden şaşkınlıkla takip ettiğimiz haberler bizi artık şaşırtmıyor. Önceden “aaa onu da mı 3D yazıcıyla yapmışlar” diyerek şaşırdığımız şeyleri şimdi evimizde üretip günlük hayatımızda kullanıyoruz.

Arizona merkezli firma olan Local Motors 3D yazıcı teknolojisini bir adım daha öteye götürmeye hazırlanıyor. Daha önce “Strati” isimli 3D yazıcı ile üretilmiş arabasıyla ismini duyduğumuz firma bugünlerde bir yarışmayla modeline karar verilen yeni aracının satışını yapmak için gün sayıyor.

local2

Kevin Lo isimli tasarımcının kazandığı yarışmada ortaya çıkan aracın ismi “ReLoad” olacak. İlk etapta yüksek hızlara çıkmayacak olan ReLoad, eletrik motoruyla çalışacak. 2016’ın ilk çeyreğinde satışa sunulması beklenen ReLoad’ın “hızlı” modelleri de şu an belirli olmayan bir tarihte ortaya çıkacak.

Firmanın CEO’su Rogers Jr. Düşüncelerini şu şekilde aktarıyor: “Local Motors olarak şu an üretimde çok büyük bir devrim yapıyoruz. 100 yıldan fazladır benzer yöntemlerle araç üretiliyor. Direkt dijital üretimle beraber dahi araçları daha hızlı üretebilecek teknolojiyi geliştiriyoruz. Bu çalışmalar sayesinde daha güzel, daha güvenli araçlar üretilmeye başlanacak. Bizim de yapmaya çalıştığımız şey tam da bu.”

local3

Mikro Fabrikalar Doğacak

Geleneksel bir aracın bütün parçalarını çıkartıp ucu uca koysak kilometrelerce uzunluk oluşur. Bildiğimiz üzere de bu parçaların bir araya gelip bir aracı oluşturması için milyonlarca liralık sistemler kurup karmaşık bir sürü işlem yapmak gerekiyor. Local Motors üretimi kompakt hale getirerek hem üretim alanlarını küçültecek hem de maliyetleri makul hale getirecek.

Mikro fabrikalar istihdam konusunda ekonominin yardımcısı olmakla birlikte az maliyetli, işbirlikli üretimin önünü açacak. Daha az yatırımla daha büyük işler yapılacak.

Local Motors’un 2016’nın ilk çeyreğinde piyasaya süreceği 3D yazıcı ile üretilmiş arabasını biz de merekla bekliyoruz.


Altın ve Gümüş 3D Baskı Nano Duvarlar (nanowalls) Dokunmatik Ekranları Daha Ucuz ve Daha İyi Hale Getirebilecekler

ETH Zürih’ten bir grup araştırmacı, önceden geliştirilmiş olan Nanodrip 3D baskı yöntemini altın veya gümüş nano parçacıklarla kullanarak tabletlerimizde, akıllı telefonlarımızda ve diğer aygıtlarda dokunmatik ekran performansını artırabilecek, 3D baskı için yeni olan ultra ince ‘nano duvarlar’ yöntemini geliştirmişlerdir. 3D baskı süreci, en şeffaf ve iletken elektrotları kullanır ve bu da daha düzgün daha hassas dokunmatik ekran oluşturulmasını sağlar.

Dokunmatik ekranları günlük hayatımızda ATM’lerden akıllı telefonlara kadar çok da farkında olmadan kullanıyoruz. Parmaklarımızı bir uygulama açmak, email göndermek veya bir resim çekmek için kullanmaktayız.

ETH Zürih’in söylediği gibi, dokunmatik ekran teknolojisi iletken bir maddeden yapılmış, üzeri neredeyse görünmeyen nano duvar ile örtülmüş mikroskopik şeffaf elektrotlara dayanmaktadır. Günümüzde en çok kullanılan madde indiyum kalay oksittir. Bu madde yüksek şeffaflık barındırırken (elbette ekranı görmemizi sağlayan özelliği) oldukça düşük iletkenliğe sahiptir.

 

 

Araştırmacıların çığır açan gelişmesi nano duvarların altın veya gümüş metal nono parçacıklarla 3D yazdırılabilmesi olmuştur. Böylelikle indium kalay oksitten daha iletken ve şeffaf olabilen daha iyi dokunmatik ekran deneyimini sağlayacaktır.

‘İndium kalay oksit sadece nispeten daha yüksek şeffaflık oranına sahip olduğu ve ince katmanların üretimi iyi araştırıldığı için kullanılmıştır fakat sadece bir dereceye kadar şeffaftırlar’ demiştir ETH de PhD öğrencisi ve araştırma takımı üyelerinden olan Patrik Rohner. Fakat altın ve gümüşün şeffaf olmadığını söyleyebilirsiniz – en azından bizim gördüğümüz kadarıyla. Bu da tam olarak ‘elektrodinamik mürekkep püskürtmeli yazıcı’ olarak da bilinen nano temelli 3D baskı sürecinin devreye girdiği yerdir. Görünüşe şeffaflık kazandırırken, metal maddelerin iletkenliğini koruyabilmek için, araştırmacılar elektrotları 80 ila 500 nano metrik kalınlık arasında değişen ultra ince katmanlara 3D yazdırmışlardır. Ancak, bu da başka bir problemi ortaya koymaktadır:

‘Eğer bu metallerden yapılmış kablolarda hem yüksek şeffaflık hem de iletkenliğe ulaşmak istiyorsanız, hedeflerinizde bir çatışma var demektir’ demiştir ETH termodinamik profesörü ve araştırmanın başkanı Dimos Poulikakos. ‘Altın ve gümüş kabloların kesitsel alanı genişledikçe, iletkenlik artar fakat şebekenin şeffaflığı azalır.’

Bu ikilemi çözmek için, elektrotlar genişliklerinin 3 veya 4 katı uzunlukta olmaları için 3D yazdırılır. Böylelikle kesitsel alanın genişliği artırılırken iletkenlik de artırılır.

 

Nanodrip 3D baskı süreci 3 yıl önce Poulikakos ve iş arkadaşları tarafından geliştirilmiştir. Esasında bu da ETH Zürih’in dünyanın gelmiş geçmiş yazdırılan, saç telinin içine dahi girebilecek incelikteki renkli resmini ortaya çıkarmalarını sağlayan süreçle aynıdır. Bu süreçte, metal nano parçacıklardan ( bu durumda altın veya gümüş)  yapılan mürekkepler bir çözücü içerisine konulur ve bir elektrik alan yardımıyla küçük damlalar halinde dağıtılır. Çözücü hızlı bir şekilde buharlaşır ve gerisinde de 3D yapısını bırakır.

Bu damlacık 3D sürecinin en büyük avantajı, damlacıkların çözüldükleri açıklıklardan on kat daha küçük olması ve böylelikle de çok çok küçük boyuttaki yapıların yazdırılabilmesine olanak sağlamasıdır. Poulikakos şöyle açıklamıştır; ‘Kapalı bir musluktan suyun damladığını düşünün. Ve başka daha küçük bir damlanın bu damladan düştüğünü düşünün. Biz sadece daha küçük olan damlacığı yazdırıyoruz’.

 

ETH’nin de raporunda işaret ettiği üzere, 3D baskıda ilk defa dokunmatik nano duvar üretimi yapılmaktadır ve faydaları da açıkça ortadadır. Nano duvarlar sadece indiyum kalay oksitten daha şeffaf olmakla kalmayıp, aynı zamanda daha iletken ve düşük maliyetlidir. Bunun da nedeni indiyum kalay oksit üretiminde yüksek bakımlı temiz oda ortamının sağlanması gerekliliği yatmaktadır. Aksine bu gereklilik altın ve gümüş nano parçacıkları üretimi için söz konusu değildir. Dokunmatik ekranların ve akıllı telefonların kalitesini artırmaya ek olarak, bu 3D basılmış elektrotlar ayrıca yüksek iletkenlikleri veya LCD yerine OLED teknolojisini kullanan kavisli görünümleri sayesinde geniş dokunmatik ekranlara daha iyi uyum sağlamaktadırlar. Başka bir potansiyel kullanım alanı da gene şeffaf elektrotların kullanılabileceği güneş pilleri olabilir. Bu elektrotları daha iletken ve şeffaf yaparak, güneş pilleri daha fazla elektrikten yararlanabilir.

 

 

ETH Zürih takımı için bir sonraki adım 3D baskı sürecini yükseltmenin bir yolunu bulmak olacaktır. Böylelikle çoklu üretimi yapılabilecek ve endüstrileştirilebilecektir. Şans eseri, ETH, kendisinden ayrılmış bir şirket olan Scrona (en ince 3D basılmış resmi yapabilen şirket) ile çoktan bunu başarmak için çalışmalara başlamıştır.

 


SolidWorks’den çocuklar için 3D yazılım …

 

   SolidWorks , hiç kuşkusuz , 3D dijital tasarım dünyasının en sık kullandığı araçlardan bir tanesidir. Rakibi Autodesk’in 3D konusunda pek çok alanda (3D yazıcı üretimi dahil) son yıllarda yaptığı ataklara karşılık vermek amacıyla olsa gerek , Autodesk’in 123dapp.com ‘da yaptıklarına benzer uygulamaları yakın zamanda kullanıma sunacağını duyurdular. “SolidWorks for Kids” adını taşıyan yazılım ve uygulamalar yurtdışında STEM (bizde fen bilimleri) olarak bilinen eğitim sürecine katkı sağlayacak. Gençlerin , hatta çocuk yaşta olanların kullanabileceği uygulamalar değişik başlıklar altında toplanacaklar:

  • Capture It: Foto,video veya ses verilerini nesne formuna geçirecek uygulamalar…
  • Shape It: Fikirleri ve soyut düşünceleri 3D tasarıma çeviren uygulamalar…
  • Style It: Oluşturulan 3D tasarımları renklendiren ve stil kazandıran uygulamalar…
  • Mech It: Tasarlanan 3D nesnelerle eğlenceli projeler oluşturmaya yarayan uygulamalar…
  • Show It: Tasarımların kolayca toplulukla paylaşımı…
  • Print It: Son tasarlanan ürünlerin 3D (veya 2D) baskılarının alınmasına yarayan uygulamalar…

 

 

   “SolidWorks for Kids” projesi bu yılın bahar aylarında başlayacak. İsteyenler proje başladığındahaber almak için ilgili web sitesine kayıtlarını yaptırabilirler.
3D yazılım dünyasının devlerinin bu hamleleri ister istemez akıllara , 3D tasarım ve yazıcıların çok yakın bir zamanda tüm okul müfredatlarında yer alacağını akıllara getiriyor. Bu tür uygulamaları erken kabul eden eğitim sistemleri , fen bilimleri alanında gelişmiş nesiller yetiştirme yarışında ön sıralarda yer alacaklardır. Sizler , Türk eğitim sisteminde 3D eğitimi konusunda neler düşünüyorsunuz ? Bu konuda neler yapılmalıdır ? Düşüncelerinizi yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

Bir kemiği nasıl 3D yazabilirsiniz? Birkaç yıl önce, araştırmacı olmayan herhangi biri (ve hatta birçok araştırmacı) bu soruyu soruyordu, insanlar bunlara garip bir şekilde bakmış olmalı. Bugün biliyoruz ki, biyolojik parçalara ayrılabilen polimer gibi yeniden emilebilir ve seramik gibi organik olmayan bio-aktif evre malzemesi karışımı ile olabilir.

EnvisionTEC 3D-Bioplotter ile Yazılmış Karbon-Nanotube-ile-Doldurulmuş Kemik Malzemeli Biobaskı İmplantlar İçin Büyük Ümit Vaat Ediyor

 

Bir kemiği nasıl 3D yazabilirsiniz? Birkaç yıl önce, araştırmacı olmayan herhangi biri (ve hatta birçok araştırmacı) bu soruyu soruyordu, insanlar bunlara garip bir şekilde bakmış olmalı. Bugün biliyoruz ki, biyolojik parçalara ayrılabilen polimer gibi yeniden emilebilir ve seramik gibi organik olmayan bio-aktif evre malzemesi karışımı ile olabilir.

Complutense de Madrid Üniversitesi (İspanya) Eczacılık Fakültesi profesörlerinden Prof. Maria Vallet-Regi tarafından yürütülen bir araştırma yakınlarda kemik dokusunda 3D elektriksel bir ağ oluşturmak için karbon nanotube eklenirse, kemik hücresi yeniden gelişmesini gerçekten tetikleyebileceğini gösterdi. Bunu kanıtlamak için, EnvisionTEC 3D-Bioplotter® kullandılar ve sonuçları Aveiro Üniversitesi (Portekiz) ile iş birliği yaparak Biomedikal Malzeme Araştırmaları Dergisinde yayınladılar.

Malzeme olarak kullandıkları polimer 3D yazdırılması kolay ve polikabrolakton veya PCL gibi implantların kullanımı için FDA tarafından onaylıdır. Seramik aşaması malzemesi yaygın oluşan kalsiyum bazlı mineral hidroaksipatittir.

 “Bugünlerde kalsiyum fosfatlar, camlar, polimerler kemik yenileyicileri ve bio uyumlu fonksiyonel malzeme olarak doku mühendisliğinde kullanılmaktadırlar, çünkü doğal kemik dokularına çok benzerler.’ demiştir projeden sorumlu Baş Araştırmacı Mercedes Vila. ‘Bu tip malzemeler implant parçalarını elde etmede ve istenilen şekil ve boyuta iskele oluşturmada farklı şekil verme metodlarıyla tasarlanmışlardır.’

‘Karbon nanotubes (veya CNTler) ‘ hasarlı kemik bölgesine implante edildiğinde inşa etme sürecinde bu sitümülasyonun uygulamasına izin veren 3 boyutlu elektirikle yürütülen ağ’ yaratmak için bio yazdırılabilir malzeme karışımlarına eklenmiştir. Bunun nedenini de, Mercedes bana şöyle açıklamıştır, modern tekniklerin dirençli malzemeleri akıllı sistemlerle birleştirme eğilimi, kemik tümleşimi (kemik gelişimi) sürecini hızlandırmak için dıştan gelen uyarıcıya cevap verebilmektedir. Ne olduklarını bilmemeniz durumunda, CNT’s temel olarak bir atom kallın grafen sayfalarının, sadece birkaç nonometre çaplarda uzun flaman oluşturmak için birbirleri üzerine sarılmasıdır.

‘Bu açıdan, elektrikli uyarıcılar mekanik doldurulmuş kemiklerdeki elektrik potansiyellerinin varlığının bulunmasından itibaren keşfedilmektedirler’ diye eklemiştir Mercedes. ‘Adezyon ve ayrışma gibi kimi hücre davranışları elektrikli uyarıcı uygulamasından etkilenebilir. Bu nedenle, doğrudan bir elektrikli uyarıcının yanı sıra malzemenin yüzeyindeki kalıcı değişme oluşumu, pozitif veya negatif, hücrelerin çevresindeki yüklü iyonların etkileşimini artırabilir. Bu da hücredeki metabolik aktivitedeki bir sonraki etki ile protein emilimini düzenleyebilir. Bu yüzden, hücre adezyon ve ayrışmasını kolaylaştırmak için yapılan bio materyal implantasyondan sonra elektrikli uyarıcı kullanımı, sonuç olarak, kemik iyileşmesine yardımcı olması durumu kemik tümleşmesi sürecini hızlandırmak için akıllı bir yaklaşım gibi görünmektedir. 

Bu da basit olarak iletken CNT’s leri bio yazdırılmış polimer ve mineral prostetik kemik implantına ekleyerek, gerçek kemik hücrelerinin yeniden gelişmesini tetikleyebilirsiniz anlamına gelmektedir. Bu tabiki şimdilerde sadece yapay ortamda ve hücresel seviyede olmaktadır fakat yol çok açık. Belki de bu CNT’s lerin bio yazdırılmasındaki en merak edilen yön hiçbir ek zorluk yaratmamıştır çünkü çok incedirler ve herhangi bir havalı şırınga ile kolayca çıkarılabilirler. Komplikasyonların birçoğu CPL ve hidropaksit karışımındaki doğru akışmazlığı bulmakla alakalıdır. 

 “Oda sıcaklığında 3D iskelesinin baskısını almak için direnci korurken şırınga ile çıkarmak için doğru akışmazlığı bulmak karmaşıktı’ diye kabul etmiştir Mercedes. ‘Aynı zamanda, PCL’yi seyreltmek için dikloremetan solüsyonunda sulu harç hazırlanırken, çözelticiyi buharlaştırırken doğru akışmazlığı başarmak gerçekten çok zordu. Dahası PCL ve hidroksipatit CNT’s nin eklenmesiyle beraber karıştırıldığında uygun bir dispersiyona ulaşmak biraz karışık bir zaman almıştır.’

Mercedes ve takımı bio baskının sunduğu olasılıklar için çok hevesliler. Bio seramik bazlı kemik aşılama malzemeleri ve iyenilenebilir dirimsel tıp iskeleleri üzerine çalışıyorlar ve bunlar da polimer bazlı destekler etkili bir şekilde çözülürlerken kemik gelişme hızını arttıracaklardır. Bu araştırmalar ayrıca bio teknik ve anti tümör türlerin, nano parçalar ve biyo teknik uygulamar için bio iletken matrislerin kontrollü çıkışı için bio seramik sistem çalışmalarını ve üretimlerini de içermektedir. Dahası, biyolojik olarak inaktif türlerin, slis porus malzemelerindeki hücre enkapsülasyon, gen terapisi ve transfeksiyonu için mezofor madderler ve organik / inorganik karma malzemelerde salınım sistemleri olarak silis bazlı düzenlenmiş mezofor maddelerin uygulamasında da öncüdürler. 

EnvisionTEC’in 3D-Bioplotter’ ını kullanarak, araştırmalarını farklı bir boyuta çıkarabilmişlerdir ve çok karmaşık çok yönlü 3D yapıları öncesinde bilgisayarda programlanan belirli tasarımları takip etmiştir. ‘Bu da her bir olaya dayalı yüksek değişkenlikteli kemik hasarlarını doldururken kemik yedeklemesi üretmede inanılmaz bir fayda sağlamaktadır’ diye açıklamıştır Mersedes. ‘Bu tekniklerin doku yenilemenin geleceği olduğuna inanıyorum, çünkü hastanın yarasının hesaplanmış tomografi ve magnetik rezonansının anatomik bilgisini alarak işlemeye izin vermektedir. Örneğin, kişisel ve eşsiz bir implant yapılabilir. Ayrıca bu ürünleri geleceğin çözümleri olarak geliştirme ve test etme trendi çoktan var ve bence yakın gelecekte bunları piyasada fazlasıyla göreceğiz’.


 

Kum Taneleri İle 3 Boyutlu Baskı

Günümüzde 3 boyutlu yazıcılar çok farklı sektörde ve çok farklı teknolojiler ile karşımıza çıkmaya devam ediyor. Profesyonel baskılar için kullanılan 3 boyutlu yazıcılar ile ev tipi ve yarı profesyonel olarak adlandırdığımız 3 boyutlu yazıcılar birbirlerinden farklı teknoloji kullanıyor. Son olarak karşımıza çıkan teknoloji ise bunlardan çok daha farklı. Markus Kayser, “Solar Sintering” sistemi adını verdiği projesiyle güneş enerjisi ve kum tanelerini kullanarak 3 boyutlu baskı almayı başardı.

Burada kullanılan teknolojinin temel mantığı, malzemeyi katmanlar halinde yaymak ve karbonmonoksit lazeri ile ısıtma yoluyla katılaştırıp 3 boyutlu nesne elde etmek. “Solar Sintering” sistemi ile güneş ışınları lazer görevi görüyor malzeme için ise kum kullanılıyor. Bu proje Markus Kayser’in bitirme projesi olarak hayat bulmuş olsa bile prototip olarak bu şekilde çalışmalar yapılması 3 boyutlu yazıcıların geleceği için oldukça teşvik edici.

 

 

 

Bu çalışma ile ilgili çok daha fazla bilgi edinmek için aşağıda bulunan YouTube videosunu izleyebilirsiniz.

 


Ultimaker 2+ Ailesi: 3B Baskı Şimdi Daha Hızlı, Daha Kolay ve Daha Kaliteli

“Başladığımız günden beri açık kaynaklı bir platform olma yolunda, başkalarının yaratıcı tavsiyelerini dinleyerek yazıcılarımızı geliştirme ve deneyimlerimizi aktarma konusunda müthiş bir tutkuya sahip olduk. Bu süreç boyunca sürekli olarak sınırlarımızı zorladık ve yenilikçi çözümlerimizi sizlere sunduk.”

 

 

Son kullanıcıya yönelik olarak ürettiği masaüstü 3B yazıcılarla, “Avrupa’nın En iyisi” ve “Avrupa’nın En Çok Satan 3B Yazıcısı” gibi ünvanların sahibi olan Ultimaker; kolay kullanılabilir olması, şık tasarımıyla göz doldurması, yüksek performans ve güvenirliği nedeniyle dünya çapında on binlerce kullanıcı tarafından tercih edilmiştir. Üyesi her gün artan bir topluluğun da sahibi olması Ultimaker’ın en güçlü ve eşsiz yanını oluşturmuştur.
İşte bugün size Ultimaker 2 Ailesi’nin güncellenmiş yeni üyeleriyle tanıştırmak istiyoruz; Ultimaker 2+ ve Ultimaker 2 Extended+

 

 

Ultimaker 2+: Sahnenin Yıldızına Yakından Bakış

Bahsettiğimiz gibi Ultimaker 2+, bir önceki versiyonu olan Ultimaker 2’a göre birkaç önemli geliştirmeye sahip.

Fanlar güncellendi: Ultimaker 2+ ile fanlarının açıları değiştirildi; fanlar artık baskı ucuna eşit miktarda üflüyor ve hava sirkülasyonu kusursuz bir şekilde sağlanabiliyor. Böylece daha pürüzsüz (saçak vb. oluşmayan) ve kaliteli baskılar alabiliyoruz. Bunun yanında, yeni fanlar artık çok daha sessiz çalışıyor. Ve pervane sesi duymanız çok zor.

Filament Besleme Motoru Güncellendi (Feeder): Artık takılan filamentinizi çıkarmak ve yeni bir filament takmak çok daha kolay bir hale geliyor. Mandallı yapı sayesinde, artık mandalı aşağı ittirerek filamentinizi takabilirsiniz. Veya kemirme vb. sorunlar oluştuğunda yine mandalı kullanarak kolayca yıpranmış filamentten kurtulabilirsiniz.

Diğer önemli özellik ise basınç kontrolü. Örneğin; Flex PLA gibi esnek filamentler kullanmayı tercih ediyorsanız, motorun filamenti ittirirken uygulayacağı basıncı azaltarak filamentin sağlıklı bir şekilde baskı ucuna ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Diğer önemli özellik ise basınç kontrolü. Örneğin; Flex PLA gibi esnek filamentler kullanmayı tercih ediyorsanız, motorun filamenti ittirirken uygulayacağı basıncı azaltarak filamentin sağlıklı bir şekilde nozula ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Yeni Duyarlı Sıcaklık Sensörü: Güncellenen sensörle birlikte artık sıcaklık daha hassas okunabiliyor. Hassas okuma daha kaliteli çıktılar demek.

Isıtıcı Kartuş: 25W değerinden 35W’a çıkartılan ısıtıcı kartuşlar sayesinde baskı ucunun ısınması süresi çok daha kısa. Fişe takın, yazdıra basın, yazıcınız 30sn-1dk’da işleme başlasın.

Olsson Block: Yaşasın! Ultimaker 2+ ailesi Olsson block monte şekilde ile geliyor.

3B yazıcıların gittikçe akıllanıp kullanımlarının kolaylaşacağı konusunda tahminlerimizi önceden sizlerle paylaşmıştık. Ultimaker gibi şirketlerin sayesinde sürecin oldukça hızlı gelişeceğini hissedebiliyoruz. Ne dersiniz yakında sesli yazdır komutu verince baskıya başlayabilecekler mi?