Çağrı Merkezi: 0850 65 000 65 | Email : aykut@tasarimdanimalata.com

Monthly Archives: Ağustos 2015


Cambridge Üniversitesi Robot Üreten Anne Robot Geliştirdi

Darwin’in doğal seleksiyon teorisi robotlar tarafından da benimsenmiş gibi görünüyor. Cambridge Üniversitesi’nde geliştirilen “anne” robot, artık kendi kendine bebek robotların tasarımını, üretimini, testlerini hatta geliştirmelerini yapmaya başladı. “Anne” robot bu sayede daha gelişmiş ve başarılı yeni jenerasyon robotlar üretebiliyor.

3D_Printed_Robot

Cambridge’te araştırmalarını sürdüren Dr. Fumiya ve ekibi, bir anne robot üreterek onu başka robotlar üretmeye programladı. Bundan sonra anne robotun yaptığı her şey robotun kararıydı. Anne robot küpler kullanarak 10 adet ilk nesil robotları üretti. Aynı zamanda ürettiği robotları denetleyen anne robot, ürettiği ikinci jenerasyon robotları ilk nesile göre iki kat daha hızlı hayata geçirdi.

Ekibin yaptığı açıklamada, anne robotun sadece tek bir formda değil, birden fazla şekilde yapılar oluşturduğu ve kendi yaratıcılıklarını kazandığı vurgulandı.



3D Yazıcı İle Üretilmiş Hayat Kolaylaştıran Ürünler

Marketten eve dönerken taşımanız gereken poşetler çok ağır geldiğinde veya evden her çıkışınızda kaybolan anahtarı aramaya başladığınızda aklınızda bir yerlerde bu sorunlara çözüm üretmeyi düşündünüz mü? 3D yazıcılarla günlük hayatta ihtiyacınız olan, hayatınızı kolaylaştıran ihtiyaçlarınızı kolayca üretebileceğinizi biliyor muydunuz?

Günlük hayatın vazgeçilmez problemlerine çözüm bulan 3D tasarımları sizler için derledik:

1) Diş macununuzu yarısı doluyken çöpe atmayın.
Sık sık dişlerinizi fırçalıyorsanız diş macununu altından tutarak sıkmak zamanınızı alıyor olabilir. 3D yazıcıda üretilen bu aparat diş macununa takıldıktan sonra ileri ittirilerek sıkma işlemini sizin için gerçekleştiriyor. 3D Model: http://www.thingiverse.com/thing:49263

2) Rüzgâr nedeniyle çarpan kapılar
Üretilen bu aparat sayesinde rüzgârdan kapanan kapıların soyu tükeniyor. Duvara monte edebileceğiniz bu aparata kapı kolunu yerleştirerek kapınızın kapanmasını engelleyebilirsiniz. 3D Model: http://www.thingiverse.com/thing:129444

3) Yumurta beyazı ve sarısını hızlıca ayırın
Yumurtanın beyazı ve sarısını birbirinden ayırmak için birçok yöntem var. Fakat bu seferki, işi önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Resimde görülen içi hava dolu obje, sıkıldığında bir vakum etkisi yaratarak yumurta sarısının beyazından ayrılmasını sağlıyor. 3D Model: http://www.thingiverse.com/thing:49263

4) Poşetleri taşımak artık sorun değil
Fazla söze gerek yok. Poşetlerinizi rahatça taşımanız için bir poşet tutacağı. 3D Model: http://www.thingiverse.com/thing:49263

5) Boş kavanozları bardağa çevirin
Biten çikolata kavanozlarını çöpe atmıyorsunuz değil mi? Çünkü bu kullanışlı tasarım kavanozlarınızı bardağa çevirmek için gereken aparat. 3D Model: https://cults3d.com/en/home/second-life-mug

6) Kulaklık sabitleyici
Müzik dinlerken veya spor yaparken kulaklığınız sürekli olarak kulağınızdan çıkıyorsa bu ürün sizin için tasarlanmış. Bu küçük aparat sayesinde kulaklığı kulağınıza sabitleyebilirsiniz. 3D Model: http://www.shapeways.com/product/NT9URUCJ4/earpod-attachments-for-active-people?li=productGroup&optionId=43788262

7) Kişisel eşya rafı
Daha önce de bahsettiğimiz, durmadan kaybolan anahtarlar ve özel eşyalarınız için bir raf. 3D Model: https://www.myminifactory.com/object/poko-trial-11561

Bu tasarımlardan birini üretecek olsanız hangisini seçerdiniz?



3D Printer Nedir

3D Printer, 3 boyutlu bilgisayar datasını  katı, elinizle tutabileceğiniz gerçek nesnelere dönüştüren bir makinedir. Bu teknoloji geleneksel imalat yöntemleri gerçekleştirilmesi mümkün olmayan geometrileri üretebilmektedir.

3D yazıcı teknolojisi aslında yeni bir teknoloji değil ilk uygulaması 1984′e dayanıyor ancak geçtiğimiz 20 yılda bu yöntem hızlı prototipleme alanının dışında çok fazla ilgi görmedi. 2006 da başlayan Reprap  projesi ile çok daha geniş kitlelere ulaştı. Bu proje sayesinde bir çok sıradan kullanıcı, hobi severler, kendin yap kültürüne sahip kişiler bir 3d yazıcıya sahip oldu. Hatta projenin başlangıcından 3 yıl sonra bir çok şirket açık kaynak 3d yazıcı üretmek ve satmak için Reprap projesinin getirdiklerinden faydalanarak teknolojiyi çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine yaymayı başardı.

3D PRINTER NASIL ÇALIŞIR ?

1- Modelleme: Üretilecek ürün 3 boyutlu tasarım programları (CAD) ya da 3 boyutlu tarama sistemleri ile bilgisayar datası oluşturulur. Oluşturulan model genellikle STL dosya formatına çevrilerek 3D baskı sürecine geçilir.

2-3D Baskı: 3d baskı işleminde obje katmanlar halinde üst üste serilerek oluşturulur. Günümüz teknolojisinde bu katmanlar plastik ergitme, laset sinterleme, sterolitografi gibi farklı yöntemler ile gerçekleştirilebilmektedir. Makinenin bu katmanlar sırasındaki takım yolunu takip etmesi için STL dosyası hazırlanmış model dilimleme yazılımı ile katmanlara ayrılır.

3-Yüzey İyileştirme: 3D printer ile gerçekleştirilen objeler geleneksel teknolojiler ile karşılaştırıldığında boyutsal açıdan daha hatalı olabilmektedir. Bu nedenle kritik objelerde don bir yüzey temizleme, iyileştirme ve son ölçüye getirme işlemi uygulanabilmektedir.

3D Printer Teknolojileri

3D Printerlar bir çok farklı teknolojileri kullanarak üretim yapabilmektedir. Günümüzde en popüler yöntem FDM (Fused Deposition Modelling) yada birleştirmeli yığma teknolojisidir. Bu yöntemde ısı ile şekillendirilebilen termoplastik polimer malzemeler (PLA, ABS) kullanılmaktadır. Plastik malzemeler grubunda en yüksek malzeme mukavemetine bu teknoloji ile ulaşılmaktadır. FDM teknolojisinde sarkıt tipi havada asılı duran yapıların üretilmesi oldukça sıkıntılı olabilmektedir. Yapının açısı nedeni ile herhangi bir destek malzemesi kullanılmasına gerek olmasa da en alt katmanda malzemenin az olması nedeni ile, üzerine yığılan diğer katmanları taşıyamaması ve çarpılması söz konusudur.

3D Printer teknolojilerinin tamamı katmanları üst üste yığma prensibi ile çalışır. Ancak katmanları nasıl oluşturdukları oldukça farklılaşabilmektedir. Katman yığma teknikleri günümüzde geçerli olan bir çok farklı teknolojiden faydalanabilmektedir. Örneğin lazerler, elektron ışın kaynakları, UV kürleme vb. Şimdi bu farklı katman yığma teknolojilerini detayları ile inceleyelim

FDM den sonra en sık kullanılan ikinci yöntem SLS yani selective laser sinterleme ya da tam Türkçesi ile seçici lazer sinterlemedir. Sinterleme, genellikle toz metalurjisinde kullanılan ve toz metallerin ısı ve basınç altında katı cisimlere dönüştürülmesi ile ilgili bir teknolojidir. Lazer sinterleme tekniğinde yine adından da anlaşılabileceği gibi lazer kullanılmaktadır. Lazer ışını malzeme tozları üzerine, çok hızlı bir şekilde yansıtılarak katmanlar oluşturulur. Lazer ışını, lazer tarayıcı denen bir parça vasıtası ile insan gözünün algılamakta güçlük çekebileceği hızlarda, katmanları oluşturabilmektedir.

Bu teknolojide kullanılan lazer gücüne bağlı olarak metal, plastik ve seramik olmak üzere neredeyse bir çok farklı malzeme ve malzeme kombinasyonu kullanılabilmektedir. SLS teknolojisinde FDM den farklı olarak parçalar ham madde olarak kullanılan toz içine gömülü olarak üretilmektedir bu nedenle bir çok modelde destek malzemesi kullanılma ihtiyacı ortadan kalkmaktadır. Ancak FDM ile karşılaştırıldığında oldukça yavaş bir yöntemdir. Bunu sebebi ise her katman için düzgün bir toz yüzeyi serilmesi gerektirmesidir. Tozun düzgün serilebilmesi için serici kafa oldukça yavaş hareket etmektedir, bu durumda toplam üretim süresini arttırabilmektedir. SLS teknolojisi oldukça kompleks şekilleri kolaylıkla üretebilmesi nedeni endüstride tercih edilen metotlardan biridir.

SLS teknolojisi bu endüstride en çok kafa karıştıran yöntem desek, yanılmış olmayız. Bunu sebebi bir çok farklı şirketin bu yöntemi farklı isimlerle lanse etmesidir. SLM (selective laser melting), DMLS(Direct metal laser sintering) gibi.

3D Yazıcılar

Neler Yapılabilir ?

3 boyutlu yazıcı ile herhangi bir 3 boyutlu nesneyi oluşturabilirsiniz. Herhangi bir CAD yazılımı ile çizdiğiniz 3 boyutlu bir ürünü gerçekleştirebilirsiniz. 3 boyutlu yazıcıların kullanım alanı çok geniştir, örneğin aşağıdaki uygulamalar için kullanılır:

  • Ürün Geliştirme ve Tasarımcılar: Yeni ürün tasarımı için tasarımı yapılmış ürünleri gerçekleştirmek için kullanılır.
  • Kalıpçılar: Kalıp maaliyetini düşürmek için prototip baskı yapmak için kullanılır.
  • Mimarlar ve İnşaat firmaları: Yeni bir projenin maketini ucuz ve hızlıca elde etmek için kullanılır.
  • Yedek Parça ve Sanayi: Herhangi bir ürünün veya makinenin parça tasarımı için kullanılır.
  • Medikal Uygulamalar: Medikal sektöründe birçok uygulaması olan 3 boyutlu yazıcılar ile protezler, plastik alçı vs. üretmek için kullanabilirsiniz.
  • Oyuncak Sektörü: Özelleştirilmiş oyuncak baskı yapılır.
  • Kişiye özelleştirilmiş hediye tasarımı
  • Maket yapımı ve robot tasarımı
  • Kuyumcular için takı tasarımı

3D Printer  İle Uyumlu Cad Programları

  • Solidworks
  • Autodesk
  • AutoCad
  • Rhino
  • 3ds Max
  • Maya
  • ZBrush
  • Blender
  • Inventor
  • Mudbox
  • Creo
  • Modo
  • LightWave
  • Mathematica
  • Cinema4D
  • SketchUp
  • OpenSCAD
  • FreeCAD
  • TinkerCad.com
  • 3dtin.com

Ve daha birçok CAD programı



NASA Uzaya Üç Boyutlu Yazıcı Gönderdi

3 boyutlu yazıcılar gün geçtikçe hayatımıza çok daha fazla giriyor ve her sektör bu teknolojinin nimetlerinden faydalanmaya çalışıyor. Son gelişme ise oldukça tanıdık bir yerden; NASA.

 

NASA’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı ve Made In Space programı kapsamında uzay ortamında çalışabilecek ilk 3 boyutlu yazıcı Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderildi. Astronotlar için özel olarak üretilen ve basit ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirilen 3 boyutlu yazıcı elbette günlük hayatta kullandığımız yazıcılardan çok daha farklı. Uzaya gönderilme sırasında ateşleme kuvvetine dayanıklı olması için üzerinde uzun çalışmalar yapılan 3 boyutlu yazıcı beraberinde astronotların orada kullanabileceği diğer yaralı gıda ve eşyalar ile birlikte gönderildi.

 

Özel koşullarda çalışabilecek şekilde tasarlanan 3 boyutlu yazıcı 30 cm yüksekliğinde , 25 cm genişliğinde ve 37 cm derinliğinde. Astronotlar bu 3 boyutlu yazıcı ile uzay ortamında basit ihtiyaçlarını kendileri üreterek Dünya’dan kargo beklemek zorunda kalmayacak.

 

Astronotların ihtiyacı olan malzemeleri NASA’ya bildirecek ve 3 boyutlu bir şekilde tasarlanmış ürünün dijital dosyası astronotlara gönderilecek, bu sayede zaman kaybı olmadan astronotlar üretime geçebilecek. Uzay ortamında en ufak bir parçanın eksikliğinde bile Dünya’dan parça beklenildiği düşünüldüğünde 3 boyutlu yazıcıların görevi oldukça büyük. NASA, önümüzdeki yıl çok daha gelişmiş bir 3 boyutlu yazıcı göndermeyi planlıyor.





3D Yazıcı filament seçimi için yeni bir infografik

3D yazıcı  için farklı müşteri ihtiyaçlarına yönelik malzemelerin  sağlanması için değişik firmalar genişletilmiş  üretim yapıyorlar. Elektronik, askeri, tüketici, hobi veya 3D baskıya uygun yaygın olarak kullanılan üretimin  diğer herhangi alanında olsun malzeme seçimi önem kazanmaktadır. 3D Yazıcı için gerekli olan en uygun malzemelerin seçimi için genel bir bilgilendirme çalışmasını paylaşıyoruz.

 

Kullanıcıların kendileri için işine yarayacak en uygun malzeme  yaklaşımını hangi sektörde ne gibi malzemelerin kullanıldığı gibi detayları yansıttıkları infografik CAPNIC tarafından hazırlandı. En iyi mukavemet, tokluk, çözünürlük ve sıcaklık şartları için tam uygunluğu sağlayan malzemeler karşılaştırılmış..

 

 

Ancak piyasada 3D yazıcılar çoğunluğu  dijital 3D modelleri hayata getirmek için bir termoplastik bazlı varyasyon kullanmaktadır.  Bu malzemelerin yaygın olarak kullanıldığı sektör ve uygulama alanları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir. Bir malzemenin Endüstriyel dağılımı, malzemenin o alanda kendisini kanıtlamaya başladığını da göstermektedir.

 

3D malzemelerin ana hatlarıyla “kuvvetli” ve “dayanıklı”  olarak 2 balık altında aşağıdaki gibi bir kıyas cetveli oluşturulmuş. Termoplastik malzemeler arasında yapılan genel dayanım tablosu yapılması istenen ürünler için önemli bir karşılaştırmadır.

Daha dayanıklı malzemelerin kullanımı için kuvvetli – zayıf ve kırılgan ve dayanıklı ilişkileri ABS-ESD7, Nylon, PPSF, ULTEM 9085, PC-ABS gibi malzemelerin dağılımlarını görmekteyiz

 

Ayrıca, bazı filamentlerin erime sıcaklığı büyük ölçüde performans yeteneklerini etkileyebilir. Yüksek sıcaklıklara maruz kalırsa, bu malzemelerin bükülmesine ve daha yorucu uygulamalarda zayıflıklara neden  olabilir. Buna karşılık, daha yüksek erime sıcaklıklarına sahip nikel ya da seramik gibi malzemeler sert malzeme gerektiren işler için daha uygundur olabilir.

Uygun doğru 3D baskı malzemesini toplamak için verilen bir örnek de tıbbi cihazlar için. Tıbbi aletlerin sterilizasyonunda, yüksek sıcaklık, buhar ve otoklavlama içeren sterilizasyon işlemine tabi tutulması gerekmektedir. Ayrıca, bazı basılı parçalar gibi bazı devre kartları gibi statik elektrik duyarlı nesnelerle çalışma MRI taramaları amacıyla veya özel hususları geçmesi gerekebilir.

 

Sizin işiniz için en uygun olacak 3D yazıcı malzemesi seçimi ile ilgili olan bu infografik detaylarına  CAPINC tarafından sunulan ücretsiz Infographic  üzerinden ulaşabilirsiniz.



Local Motors ile elektrikli araç üretimlerinde, 3D yazıcı ile üretilen parçalar kullanacak. 3D Baskılı elektrikli otomobilin Eylül ayında gerçekleştirilecek olan “International Manufacturing Technology Show in Chicago” fuarina yetiştirilmesi planlanıyor.

 

2 yılda bir düzenlenen Uluslararası Üretim Teknolojileri Fuarında yeni nesil üretim teknolojilerini sergileyen Local Motors, Strati den sonra ilk elektrikli aracını inşa edecek.

 

Elektrikli araç projesinde 3D yazıcı kullanımıyla üretim maliyetlerini azaltırken, sürdürülebilir yeşil teknolojileri de dahil etmek ve güvenilir emniyetli, çığır açan otomobiller üretmek.



NTU, Singapur’un ilk 3D baskılı kentsel güneş elektrikli otomobilini tanıttı

Nanyang Teknoloji Üniversitesi (NTU) öğrencilerinden oluşan bir ekip, Singapur’un ilk 3D baskılı kentsel güneş elektrikli otomobilini geliştirdiler.

NTU Venture 8 adlı araba, karbon fiber malzemeden tek kabuk şasi üzerine monte edilmiş bir elektrikli otomobildir. Otomobil tamamı 3D yazıcı kullanılarak üretilmiş 150 bileşenden üretilmiş. Tüm parçalar epoksi bazlı yapıştırıcılar kullanılarak birleştirilmiş.  3D baskılı kabin toplam ağırlığı en aza indirmek için, hafif bir plastik malzemeden yapılmış. Öğrencilerden oluşan ekip bir yıldan veri üniversitenin mühendislik bölümünde bu konsepti oluşturmaya çalışıyormuş.

 

Proje grup lideri Ilmi Bin Abdul Wahab, 3D baskılı NV8 için, “Ürün geliştirilirken sürücünün konforunu maksimize etmek istedik. Hafif plastikten yapılmış bir 3D baskılı kabin ile yola devam etmeye karar verdik. Ürünümüz kentsel konsept otomobil olmasına rağmen  düşük enerji tüketimine sahip 60k km/h hıza ulaşabiliyor.” dedi.

 

NV8 üretiminde ağırlığı azaltmak için benzersiz bir petek tasarım kullanılmış. projenin eş-tasarımcı Ng Jun Wen, ” Ürünün Bu, hafif, ince ve güçlü olması için benzersiz bir petek dokusu kullandık. Tasarım entegre ışığa karşıdan gördüğünde  zaman, saydam bir formla ejder kanat etkisi oluşturuyor.” dedi.

 

3D baskılı kentsel güneş elektrikli otomobil 26 şubat, 1 mart  arasında yapılacak olan Shell-eco maraton Asya 2015 kentsel araç konsepti kategorisinde yarışacak. Filipinler de gerçekleşecek olan fuarda mümkün olan en aerodinamik ve yakıt verimliliğine sahip araçlar yarışacak. Öğrenciler bugün arabalara tatbik edilebilir yakıt tasarruflu çözümler geliştirmeye çalışıyorlar. Prototip araçlar aksine, tüm Kentsel Konsept otomobiller (örneğin dört tekerlek, direksiyon, baş ve kuyruk lambaları, fren pedalı, kapı, vb sahip olarak), modern binek araçlar da bulunan yola elverişlilik kriterlerini karşılaması gerekiyor.



Avustralya’nın Monash Üniversitesi 3D basılı uçak motoru yazdırdı

Avustralya’nın Monash Üniversitesi 3D basılı uçak motoru yazdırdı.

Avustralya’da Monash Üniversitesi araştırmacıları, CSIRO ve Deakin Üniversitesi ile birlikte 3 boyutlu metal baskı teknolojisi kullanarak bir jet motoru üretti. Araştırmacıların yaptığı açıklamaya göre bütün bir uçak motoru ilke kez 3d yazıcı kullanılarak basılmış.

 

Bu yöntemle iki jet motoru basan araştırma ekibi bunlardan birini Microturbo de Toulouse da sergilerken diğer motor, Avalon Uluslararası Air Show’da bu hafta sergileniyor.

3D baskı ile üretilen motorun eski model bir uçak modeli olduğunu ve tüm bileşenlerin tek tek tarama yapıldıktan sonra CAD modellerinin oluşturulduğu ve bu şekilde katkılı üretime hazır hale getirildiği, araştırma ekibinin başında bulunan Monash merkezi müdürü Profesör Xinhua Wu tarafından medya ile paylaşılmış.

 

Bu proje ile, Monash Üniversitesi, Bilim ve Sanayi Bağış Fonundan (SIEF) bir yıllık finansman almayı başarmış. Parçaların karmaşık bir yapıda olmasına rağmen, bütün baskı süreci sadece yaklaşık bir ay sürmüş. Önemli bileşenlerin tamamı metal lazer yazıcılar kullanılarak basılmış. Üniversite yaptığı açıklama da motor parçalarının yaklaşık iki yıl içinde gerçek koşullarda test olacağını belirtmiş.

Bu projeler havacılık ve savunma sanayi gibi üst seviye teknolojilerin kullanıldığı sektörlerde 3D yazıcıların seri parça üretimi konularında giderek öneminin artacağını gösteriyor. Bugüne kadar hiç kimse ya da  ticari bir kuruluş henüz bütün bir motor yazdırmamıştı. Monash Üniversitesi Amaero Mühendisliği tarafından oluşturulan Avustralya sanayindekullanılaak teknolojiler geliştirmeye devam edeceğini belirtiyor. Bu açıklamalar bu çalışmaların üretim sanayi üzerine odaklandığını gösteriyor.

 

Monash Üniversitesi geçen yıl Kasım ayında 3D baskı araştırma ve geliştirme merkezini açmıştı. Bu merkezin hedefi, 3D baskı teknolojileri kullanarak yeni uygulamalar geliştirmek amacı bilimsel ve tıbbi sanayi ve laboratuvarlar, yönetim kurulu genelinde uzman ve araştırmacıların bulunduğu bir ekip kurmaktı. Araştırma merkezi bu projeler dışında, yeni 3D baskı uzmanları eğitimi üzerinde çalışmalar yapacaklarını belirtiyorlar. Bu gelişen teknoloji için mutlaka yetişmiş insan kaynağına ihtiyaç duyulacaktır.



Autodesk Inventor ‘e 5-Eksen CAM Eklendi

Autodesk Inventor 3D CAD uygulamaları oldukça kolay ve işlevsel fonksiyonlar içermektedir. CAM  işlevselliğini geliştirerek CAD kullanıcılarının kabiliyetini artırmaya yönelik atılım yapmıştır.  Inventor içinde kullanılabiliecek CAM işlevselliği oldukça kullanıcı dostu bir entegrasyon oldu. 10 yıl öncesine göre çok daha özelleştirilen ve kullanım kolaylığı sağlayan arayüzü CAM modülleri içinde geçerli. Autodesk  iş akışı düzenlemelerini CNC programına fazla kontrol vererek ve en son teknolojiyi kullanarak  önemli ölçüde takım yolu hesaplamalarını azaltarak ve 64-bit çok çekirdekli işleme stratejileri ile Inventor içinde işleme gücünü artırmıştır.

 

Inventor HSM Pro 2015

Inventor HSM Pro, Autodesk ürünleriyle tam entegre tasarım-üretim ortamı yaratan güçlübir  CAD & CAM paketidir. Bu CAD & CAM paket ile, Autodesk Inventor Professional, HSM  2.5D, Gelişmiş 3D ve 5-Eksenli İşleme operasyonları ile birlikte tüm lisanslar kullanılabilecek. Aynı fiyata, fikirden parçanın  imalatına kadar tüm süreçlerde CAD & CAM  iş akışı entegre olarak  sunulmuş bulunuyor.

 

CAD tarafında standart paketin içinde Elektrik sistem tasarımı, tüp ve boru sistemleri, simülasyon & FEA ve  Kalıp , takım ve ayırım fonksiyonlarını içermektedir. İşlenebilir parça tasarımını daha hızlı yapma imkanı sağlarken, imalat yada  CNC programcısı için gerekli güvenilir iş adımları sağlar.

 

CAM tarafında 5-Eksen Talaş kaldırma ve 5-Eksen Kontur işleme yetenekleri eklendi. Inventor HSM, 5-Eksenli 3D takım yolu standarttır ve 2.5D işleme özellikleri ile kaba işleme için 3D ile adaptif  entegrasyonu içermektedir. 5 Eksen freze takım yolu  Tüm takım yolları CAD modelin sağ tarafında kolay kullanım için  yerleştirilmiştir.  Tasarım değişiklikleri otomatik olarak takım yoluna yansıtılır.

Download Video:

Deneme sürümü, detaylı bilgi ve görseller için cam.autodesk.com bağlantısını ziyaret edebilirsiniz.



Çinli öğrenciler, 6-eksenli 3D baskı robotu geliştirdiler

Çinli öğrenciler, 6-eksenli KUKA marka robottan esinlenerek, ABS malzeme basabilen 3D baskı robotu geliştirdiler.

Şangay Tongji Üniversitesi Mimarlık ve Kentsel Planlama Koleji öğrencileri, Şanghay’da yapılan 3 haftalık “Dijital Gelecek”  Yaz Atölyesi sırasında 6-eksenli 3D baskı robotu geliştirdiklerini açıkladılar.

Çinli öğrencilerden kurulu takım, LIU Xun, LUO Ruihua ve SHI Ji’den oluşuyor. Tsinghua Üniversitesinden proje eğitmeni Yu Lei ve Tongji üniversitesinden workshop lideri Philip. F. YUAN yönetiminde gerçekleştirilen geliştirme çalışmasına GSD yazılım firmasından Panagiotis Michalatos destek vermiş. Takım, mimarların tasarım ve imalat arasındaki çizgiyi ortadan kaldırmayı amaçlayacak hızlı ve hassas bir  6-eksenli robot 3D yazıcı geliştirmeyi hedeflemiş.

Takım yöneticilerinden Shi, “Dijital fabrikasyon teknolojileri, endüstriyel robot uygulaması gibi teknolojiler, insan emeğini değiştirilmesi için mükemmel bir performans göstermiştir. Ancak, tasarımın potansiyeli tam olarak üretim teknolojilerine yansıtılabilmiş değil. Tasarım ve üretim arasındaki bu boşluk 3D baskı teknolojilerinin gelişimi ile birliktekapanacaktır.  Bu projede hedeflediğimiz tasarımı, dijital imalata entegre edebilmektir.” şeklinde açıklama yaptı.

Geliştirme çalışması 3 fazlı olarak gerçekleştirilmiş. İlk aşama spiderweb’den esinlenerek “Biyomimetik Konsept & Simülasyon” çalışması olmuş. Shi, ”Örümcek ağı detaylı çalışma sonrasında, hem yapı hemde inşaat için mükemmel performans gösteren bir yapı oluşturduk. Örümcek ipliği yanına eklenmiş 3 ayrı ve sinüs dalga şekli malzemesi ve değişiklik ile merkezi bir lineer malzeme olarak soyut yapıyı güçlendirmek mümkün olabiliyor.  3D baskı teknolojisi, gelecekteki üretim alanında büyük bir potansiyele sahiptir. Bu imalat sürecini şuanda mekansal esneklik sınırlamaları bulunuyor.” dedi.

 

 

İkinci aşama da baskı kafasının (Robotik Sonu Efektör) tasarımı yapılmış. 6 Eksenli robotik 3D Baskı projesi ABS malzeme kullanıyor fakat üretim yöntemleri farklı olabiliyor. Ekip bunun yerine katman-katman ekstrüzyon yapabilen hassas robot uç  geliştirmişler.  Çekirdek bileşeni 3 hareketli baskı kafası ve tek bir merkezi sabit baskı kafası özellikleri taşıyor. Tüm sistem bir servo tarafından desteklenmektedir ve dönüş-plaka dönüşü istediğiniz gibi mili bağlantı formu oluşturmaya ve 3 hareketli baskı kafaları salınım hareketine yol açar.

 

 

 

 

Üçüncü aşama Harici Dijital Kontrol Sistemi Tasarımıdır. Her baskı kafası benzersiz şekilde programlanır ve tam uygun aralıkta sıcaklığını muhafaza edebilmesi için bir ısıtıcıya sahiptir. Sistemin kontrolü Arduino tabanlı sistem ile yapılmaktadır. Dört servo tarafından kontrol edebilen bir motor merkezi dönüş plakası kullanılıyor. Sistem normal 3D yazıcılar gibi çalışıyor.

 

 

 

 

 

Robotik 6 Eksen 3D baskı sistemi bir geliştirme çalışması olduğu için fabrikasyon bir sistem düşünülerek tasarlanmamış. Ekip kolay ve hassas bir şekilde 3D baskı almanın yollarını araştırmaktadırlar. Gelecekte bu robotlerı fabrikalarda parça basarken görürseniz şaşırmayın



3D yazıcı ile İtalyan modası

3D yazıcı ile oluşturulan Karmaşık, çok renkli ve farklı malzemelerden üretilen ürünler İtalyan modasına farklı bir bakış getiriyor.

 

3D baskı teknolojisi ilerledikçe, üreticiler yeni malzemeler ve renkler kullanarak eşisz ve sınırsız ürün kombinasyonları deneyebiliyorlar. Gruppo Meccaniche Luciani, Stratasys’ triple-jetting Object500 Connex3  yazıcı kullanarak, kurduğu 3D üretim sistemi ile altı parçalı moda koleksiyonu oluştururmuş.
Gruppo Meccaniche Luciani, kullandığı  3D baskı teknolojisi ile 1969 yılından bu yana ayakkabı ve deri eşya üretmek için geliştirdikleri gelişmiş üretim sistemlerini, kalıpları, soket yumruklarının üretimini geliştirmeye çalışıyor. Firma, İtalya’da lider ayakkabı kalıpları üreticisi durumunda. Hızlı prototip kullanarak, şirket manual veya geleneksel yöntemlerle mümkün olmayacak karmaşık ayakkabı ve moda parçalarını bu yeni teknoloji ile üretmeyi başarmış.

 

 

Ürünlerin çizgileri doğada bulunan eğrilerden esinlenerek oluşturulmuş. Fütüristik bir bakış açısı taşıyan ürünler  üç çift ayakkabı, çanta , bilezik ve kolyeden oluşuyor. 3D baskı teknolojisinin sınırları zorlanarak yapılmış ürünlerde parlak, mat,, şeffaf ve farklı renk ve malzemelerde ürünler görebiliyorsunuz.

 

Sadece 3D baskı ile, Gruppo Meccaniche Luciani örneğinde olduğu gibi modaya özgü ürünler üretme çabasının her geçen yıl rttığını görüyoruz. İnsanları kendilerini arklı göstermek için kullandıkları ürünlerin kişiselleştirilebilir olmaları sektörün tekrardan canlanmasını sağlayacaktır. Gelecekte alışveriş merkezlerine giderek mağazalarda size özel kıyafetler, ayakkabılar ve aksesuarlar alabileceksiniz.



Akışkan Malzemeli 3D Yazıcılar

Kuzey Carolina State Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, oda sıcaklığında sıvı metalden bağımsız yapılar oluşturan bir 3D baskı teknolojisini oluşturdular.

 

Üniversitedeki yetkililer; Bu sıvıların yapılarını oluşturmak için ‘galyum’  ve ‘indium’  sıvı metal alaşımlarının havadaki oksijen ile tepkimeleri sonucu bir tabaka yapısı oluşması üzerine bu çalışmaları baskı teknolojisine uyarladıklarını belirtmişlerdir.

Araştırma sırasında, NC State takımı oda sıcaklığında metal yazdırmak için iki teknik geliştirdi. İlk teknik; sıvı metal istifleme, biri diğerinin üstüne damlacık şeklinde uygulanarak biçimlerini korumasını sağlamışlardır.

İkinci teknik, sıvı, önceden belirlenmiş bir şekli vermek için önceden oluşturulmuş bir kalıba sıvı haldeki metalin enjekte edilmesi işlemidir. Sıvı metal iyileştirmeleri kalıptan çıktıkdan sonra yapılmaktadır.

Başlangıç aşamasında olan bu teknolojinin geliştirilmesi için çalışan ekip 3D baskı için yeni yöntemleri geliştirmeye çalışmaktadırlar.

Bu haber cadcampedia.com‘dan alınmıştır.


Seramikten 3D Baskılı Çaydanlık “Malevich Teapot 2.0″

1744 Saint Petersburg kurulan imparatorluk Porselen Fabrikası, kurulduğu yıldan beri Rusya çarı ve imparatorlukta yaşayan üst sınıf için özel olarak yüksek kaliteli porselen üretiyordu. 1917 Bolşevik Ekim Devrimi sonrasında porselen fabrikası Devlet tarafından kamulaştırıldı ve değiştirildi. Bu dönemden sonra fabrika, modernist fikirleri ve radikal tasarımları olan sanatçılara kapılarını açtı.

 

Bu dönemden sonra çok farklı tasarımlara sahip çaydanlıklar tasarlanmaya başladı. Bunlardan üretimi en zor olanlardan biri Kazimir Malevich (1878-1935)’e aitti. Süprematizm akımının da kurucusu olan bu tasarımcı, geometrik soyut sanatının en önemli öncülerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. 1923 yılında tasarladığı ünlü yenilikçi, Suprematist çaydanlık ve geometrik şekillerin kullanımı ile düzenlenmişti.

 

Bir buharlı fabrikayı andıran görünüşüyle üretimi çok zor olan bu çaydanlık günümüzde GeometricAbstraction firması tarafından tekrar ele alınarak 3D baskı teknolojisi ve seramik içerikli malzeme ile yeniden hayata geçirildi. Bu modernist ürün günümüzde bile yadırganacak bir tasarıma sahip ancak bu ürün 3D baskı teknolojisi ile ne kadar farklı ürünler yapılabileceğini gösteriyor. Ürüne Malevich Teapot 2.0 adı verilmiş ve ürünün farklı ölçeklerde örnekleri yapılmış.

Ürün ve firma hakkında daha fazla bilgi almak için : http://www.GeometricAbstraction.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 



Bioficial Tekniği ile 3D Yazıcıdan Kalp İmali…

3D Yazıcı teknolojisi gelişmeleri hızla devam ediyor. Her ne kadar yakın bir gelecekte tamişlevli organ imali yapılacak gibi görünmesede Cardiovascular Innovation Institute (CII) çalışmalarını sürdürmektedir.

CII bilim direktörü, Stuart Williams, “3D Yazıcıda Organlar yapılması için geleneksel biyo – baskı teknikleri ile vücudun doğal kendini yenileme mekanizmasının bir anahtar olduğunu” belirtmiştir.

 


CII araştırma ve geliştirme bölümü; insan kalbi gibi, hayati organların içersindeki kan dolaşımı için gerekli mikron kalınlığındaki damar yapılarını çözerek baskı yapabilmek için gerekli yapıyı oluşturmaya çalıştıklarını bildirmişlerdir.

Organın büyük kısımlarını ayrı ayrı baskı yaptıktan sonra birleştirip canlı doku gücünden yararlanarak, birlikte gelişimlerini sağlamayı planlamaktadırlar. Bioprinted yapılar biyologlar ve bio mühendisler tarafından yoğun bir çalışma altında geliştirilmeye devam etmektedir.

Hali hazırda yeni nesil olan 3D yazıcıların, daha yeni bir nesle adım attığını görüyoruz.

Gelişmeleri paylaşıyor olacağız.

Haberin detayları için CII bağlantısını ziyaret edebilirsiniz.



3D yazıcı ile uçak motoru basıldı

Avustralya’da Monash Üniversitesi araştırmacıları, CSIRO ve Deakin Üniversitesi ile birlikte 3 boyutlu metal baskı teknolojisi kullanarak bir jet motoru üretti. Araştırmacıların yaptığı açıklamaya göre bütün bir uçak motoru ilk kez 3d yazıcı kullanılarak basılmış.

3D baskı ile üretilen motorun eski model bir uçak modeli olduğunu ve tüm bileşenlerin tek tek tarama yapıldıktan sonra CAD modellerinin oluşturulduğu ve bu şekilde katkılı üretime hazır hale getirildiği, araştırma ekibinin başında bulunan Monash merkezi müdürü Profesör Xinhua Wu tarafından medya ile paylaşılmış.

 

Bu proje ile, Monash Üniversitesi, Bilim ve Sanayi Bağış Fonundan (SIEF) bir yıllık finansman almayı başarmış. Parçaların karmaşık bir yapıda olmasına rağmen, bütün baskı süreci sadece yaklaşık bir ay sürmüş. Önemli bileşenlerin tamamı metal lazer yazıcılar kullanılarak basılmış. Üniversite yaptığı açıklama da motor parçalarının yaklaşık iki yıl içinde gerçek koşullarda test olacağını belirtmiş.Bu projeler havacılık ve savunma sanayi gibi üst seviye teknolojilerin kullanıldığı sektörlerde 3D yazıcıların seri parça üretimi konularında giderek öneminin artacağını gösteriyor.

Monash Üniversitesi 2014 Kasım ayında 3D baskı araştırma ve geliştirme merkezini açmıştı. Bu merkezin hedefi, 3D baskı teknolojileri kullanarak yeni uygulamalar geliştirmek amacı bilimsel ve tıbbi sanayi ve laboratuvarlar, yönetim kurulu genelinde uzman ve araştırmacıların bulunduğu bir ekip kurmaktı. Araştırma merkezi bu projeler dışında, yeni 3D baskı uzmanları eğitimi üzerinde çalışmalar yapacaklarını belirtiyorlar. Bu gelişen teknoloji için mutlaka yetişmiş insan kaynağına ihtiyaç duyulacaktır.



Toz Metalurjisi Nedir?

Toz Metalurjisi yöntemi geleneksel olan metal şekillendirme yöntemleri olan döküm, talaş kaldırma, sıcak ve soğuk presleme gibi proseslere alternatif olarak geliştirlmiştir. Toz Metalurjisi yöntemiyle imalatı zor parçaların (küçük, fonksiyonel, kompozit yapılar, vb.) toz formunda hammaddelerden başlayarak ekonomik, yüksek mukavemetli ve minimum toleransta üretilmesi yöntem ve tekniğidir. Genel olarak metal tozlarının bir kalıpta sıkıştırılmasının ardından ergime sıcaklığının altında sinterlenmesi esasına dayanır.

 

Tüm toz metal ve seramik parçalar mukavemet kazandırmak amacıyla yüksek sıcaklıklarda (genellikle ergime sıcaklıkları altında) sinterlemeye tabi tutulurlar. Sıkıştırılmış toz parçalar arasındaki bağlantı yapışma, mekanik kilitleme ve benzeri türden zayıf bağlar olup kristal kafes içerisindeki bağ dayanımına kıyasla çok zayıf kalmaktadır. Sıkıştırılmış toz yapılar içerindeki parçacıklar bir biri ile temas ediyor olsa da her bir parçacık diğerinden bağımsızdır. Sinterleme ile parçacık temas noktaları artmakta ve atomlar ve iyonlar arasında fiziksel bir bağ oluşmaktadır. Bu türden bağ oluşumu kristal kafes sistemi içerisindeki yüksek dayanımlı atomsal bağlanma ile benzeştir. Tek fazlı sistemlerde (saf toz kullanımında) sinterleme tamamen katı fazda gerçekleşir.

Çok fazlı sistemlerde (birden fazla türde toz bir arada kullanılması durumunda veya toz içerisinde bulunan safsızlıklar) sinterleme işlemi sıkıştırılmış parçanın katı formunu (iskeletini) koruyacak şekilde sıvı fazda gerçekleşebilir. Sinterleme ile basılmış toz parçalarda yoğunluk artışına neden olan boyutsal (veya hacimsel) küçülme meydana gelir. Bu durum özellikle çok ince taneli tozlarda daha fazla görülmektedir.

 



Plastiğin Neminin Alınması ve Kurutulması

 

Plastik hammaddenin;
– üretildiği tesislerden nihai kullanıcıya dağıtılana kadar nakliye sırasında (örneğin; konteynır içinde deniz nakliyesi sırasında)
– nihai kullanıcının tesislerindeki değişik nem ve sıcaklı ortamına aniden geçiş yaptığı sırada,
– bu tesislerin deposunda işlenene kadar stoklandığı sırada,
içerdiği nem oranları artabilir.

Bu nem oranları yukarıda belirtilen evreler sırasında ve üretim esnasında çeşitli tedbirler alınarak azaltılabilir.
Plastiğin nem oranı, nihai üretime gelene kadar;

a) Nakliye sırasında ortam nem ve sıcaklığının olabildiği kadar sabit tutulması,
b) Ortam değiştirirken yeni ortama geçiş süresi ve ortam şartlarını ani değiştirilmemesi,
c) Plastik hammadde stok depolarındaki nem ve sıcaklı oranının uygun seviyelerde tutulması, gibi üretim öncesi tedbirleri alındığı takdirde, üretim esnasındaki zaman kayıpları ve kalite azalması büyük bir ölçüde azalabilir.

Nihai plastik hammadde tüketicisi, nakliye sırasındaki nem oranının sabit tutulması hakkında bir tedbir alamaz fakat plastik hammadde konteynırı tesislerine geldiğinde, malzemenin sıcaklı değişiminden dolayı nemlenmesini, (özellikle çok sıcak yaz ayları ve çok soğuk kış aylarında) konteynırı açmadan 7-8 saat bekleterek ve hammaddeyi stoklayacağı alanının nem ve sıcaklı oranını klimalar aracılığıyla olabildiği kadar sabit tutarak, hammadde içindeki nem oranının yükselmesini engelleyebilir. Bu nem oranının yükselmemesi, plastik işleme üretimi sırasında nem alma maliyet ve yatırımlarını azaltır. Plastiğin nem oranı, nihai üretime kadar yukarıda alınacak tedbirler ile belirli bir seviyede tutulmasına rağmen, hemen hemen tüm plastiklerin (özellikle mühendislik plastiklerinin), üretim esnasında çeşitli tekniklerle nemi alınmalıdır.

Plastiklerin yüksek nem oranlarında işlemelerinden dolayı oluşabilecek olumsuzlukları şöyle özetleyebiliriz;

a) Üretim sırasındaki nem ve diğer gazlar, üretim süresini uzatıp maliyeti arttırır.
b) Plastik erime sıcaklığındaki akışkan plastiğin içindeki nem ve gazlar, plastik işleme makinelerinin mekanik kısımlarında (özellikle kovan vida gibi yüksek sürtünmenin oluştuğu bölgelerde) korozyon, paslanma, aşınmaya yol açar. Bu da bu mekanik parçaların ısı değiştirilmesi veya revizyon yapılmasına dolayısıyla üretim aksaklıklarına, zaman kayıplarına yol açar. Bazen bu mekanik parçaların revizyon ve değiştirilmesi aksatıldığında, mekanik parçalardaki oluşabilen boşluklar, plastiğin erimesi için gerekli basıncın ve sürtünme ısısının düşmesine dolayısıyla enerji kayıplarına ve plastik işleme makinesinin zorlanarak eskimesine sebep olur.
c) Plastik hammaddenin içerisindeki nemin doğru tekniklerle alınmadığı durumlarda, nihai üründe kabarcık, yanı ve duman izleri görülebilir. Üretici bu izleri yok etmek için, plastik işleme makinesinin basınç, hız ve ısı ayarlarını kontrol eder ve birçok deneme üretimi yapıp, çıkan deneme ürünlerini ve bu sırada harcadığı enerjiyi kayıp eder. Bazen (sadece nem oranının az olduğu durumlarda) bu izleri görüntü olarak kaybeder ama nihai ürünün mekanik değerleri düşer ve kullanım ömrü büyük ölçüde azalır. Özellikle polikarbonat gibi nihai üründe mekanik değerleri önemli olan bir malzemenin, üretim sırasındaki nem ile temasa geçmesi, nihai ürünün kırılganlığını arttırır.

Plastiklerin nem alma oranları, uygun ortam şartlarında ve oda sıcaklığında yapılan testlerde, 24 saatte ne kadar suyun emildiğinin ölçülmesi ile plastik hammaddenin kütlesine oranı ile bulunur. Genelde bu oran , yani nem oranı %0.2 den az ise kurutma gerekli değil olarak kabul edilir. Yine de tüm plastik hammaddelerin bir ön kurutma sistemi ile plastik işleme makinesine girişini sağlamak, malzemenin kimyasal yapısının daha stressiz ve rahat işlem görmesini sağlar. Plastik hammaddelerin genelde oda sıcaklığında karbon zinciri sabit ve hareketsizdir. Isı arttıkça karbon zinciri hareketlenir ve erime sıcaklığında bu maksimuma ulaşır. Plastik hammaddenin nem oranı düşük ve ön kurutmaya ihtiyacı olmasa bile, bir ön kurutma ile karbon zincirini hareketlendirip kademeli olarak erime sıcaklığına çıkarmak, bu organik kimyasal malzemenin oluşabilecek iç stresini azaltıp, üretimin gözle görülemeyecek ama zamanla ölçülebilecek şekilde hızını ve daha önemlisi nihai ürün kalitesini, arttıracaktır.

Ayrıca genel olarak bilindiği gibi soğuk ortamdan sıcak ortama ani geçişler, ani gaz oluşumlarına sebep olur. Dolayısıyla soğuk granül plastik hammadde, 200 C derecedeki makineye aniden geçirilip, sonrada ısısı düşük olan kalıba girdiğinde doğal olarak gaz oluşur ve bu da nihai üründe çeşitli fiziksel ve kimyasal kayıplara yol açar. Bu gazın proses sırasında dışarıya atılabilmesi için kalıba gaz çıkış ventilleri, işleme makinesinin kovan vidasına degazaj çıkışları veya ocak için ventil hatveleri uygulanır ve işleme makinesi ile kalıp arasındaki oluşan gaz giderilir. Bu nem ve gaz oranlarının düşürülmesi özellikle masterbatch renk karışımlarının daha verimli olmasını sağlar. Bazı plastik hammaddeler de (örnek:polikarbonat), erime sıcaklığındaki (kovan içindeki gaz çıkış ventilleri sayesinde) nem ve gaz ile temas eden eriyik malzemenin istenen nihai ürün özelliklerini azaltır. Bu gibi durumlarda ön kurutma şarttır.

Plastik hammaddenin nem oranı düşük olsa bile, soğuk granül ile plastik işleme makinesi arasındaki gaz oluşumunu azaltmak için tek çare makine üzerinde bulunan serbest akış teorisi ile çalışan bir ön kurutmadır. Plastik hammadde ön kurutulduktan sonra açı besleme hunisinde bekletilmemelidir ve hemen erime sıcaklığına çıkacağı işleme makinesine girmelidir. Ön kurutmadan sonra açı hunide bekletilen malzemenin karbon zinciri tekrar hareketsiz hale gelir ve bu ısı farklılıkları malzemenin kimyasal özelliklerini bozduğu gibi gaz oluşumuna da sebep olabilir. Özellikle eğer higroskopik (havadan nem çeken) malzeme kullanılıyorsa, havadan tekrar yüksek oranda nem çeker (eg.ABS,Nylon). Higroskopik malzemelerin 1 saatten fazla hunide bırakılmamasına ve huninin ısıtılmış olmasına özen göstermek gerekir. Plastik malzemenin huni de fazla kalmaması için, kurutucu fırının kapasitesi, makine baskı kapasitesine göre hesaplanmalı ve uygun kapasiteli bir kurutucu fırın seçilmelidir.

Bunu rakamlarla örneklemek gerekirse, baskı süresi 24 saniye olan, her biri 14 gr olan 6 gözlü ve 12 gr yolluklu bir ürünün ön kurutma haznesinin kapasitesini hesaplayalım;

Toplam gramaj : (6*14)+12 : 96 gr. Bu çıkan rakamı aşağıdaki formüle uygularsak;

Kapasite ( Q ) : Toplam gramaj (96 gr) *3600 / 1000 * baskı süresi (24 sn) Kapasite ( Q ) : 14,4 kg/h olarak bulunur.

Dolayısıyla seçilecek olan ön kurutma haznesinin kapasitesinin 14,4 kg/h’dan az olmaması gerekmekle beraber, bu kapasitenin de çok üzerinde bir kurutucu haznesi seçilmemelidir.

Plastik hammaddelerin neminin alınması ve kurutulması için kullanılan cihazlar çok çeşitlidir ve üretimin şekline, kullanılan hammadde cinsine, üretimin yapıldığı ortamın şartlarına ve nihai üründen istenen fiziksel özelliklere göre seçilmelidir. Plastik hammaddeleri kurutma yöntemlerinden en eskisi tepsili sıcak hava kurutma fırınında kurutma sistemidir. Yukarıda detaylı olarak bahsedilen teknik sebeplerden dolayı, bu kurutma sistemi günümüzde tamamen terk edilmiştir. Ayrıca bu tip fırının kullanımındaki dezavantajlar (atölye kirliliği, enerji kaybı, yüksek işçilik gideri vs) ile yeni sistem serbest akış teorisi ile çalışan makine üstü kurutma fırınlarının avantajları (teknik gereklilik, fiyat cazibesi, işçilik maliyetindeki düşüş, düşük enerji sarfiyatı vs.) birleşince, tepsili sıcak hava kurutma fırınları tarihe karışmıştır. Sıcak hava kurutma sistemleri bir çok plastiğin nemini almak için yeterlidir. Fakat yukarıda belirtildiği gibi bazı hammaddelerin (polikarbonat) üretim esnasında erime sıcaklığında gaz çıkarma işlemi sakıncalı olabileceğinden ve bazı malzemelerin de (Nylon, ABS) higroskopik özelliklerinden dolayı sıcak hava ile kurutulurken bile bu sıcak havanın nemini alıp kurutma işleminin uzayabileceğinden ve yetersiz olacağından kuru hava kurutucuları kullanılmalıdır. Kuru hava kurutmalarındaki prensip, hazneye giren havanın çeşitli nem alma yöntemleri ile (kimyasal silikajel ünitesinde nemin tutulması, kompresör yardımı ile havadaki nemin basınç ile düşürülmesi vb. gibi) kurutulması ve bu tip malzemelere uygulanıp kurutma süresini düşürmesi ve daha verimli halde neminin alınmasıdır.

Sonuç olarak plastik ürünü kalıplama da başarılı olmak için, kuru plastik hammadde kullanılmalıdır. Plastiklerin tümünde nem alıcı özellik (değişen oranlar da) olduğuna göre, nem alma ile ilgili tüm tedbirleri hassasiyetle uygulamak gereklidir.



BMW 3D Yazıcılarla Üretim Yaparak Spor Modellerinde Benzersiz Performansı Hedefliyor

Helikopter parçaları ya da bütün bir araba oluşturmak için kullanılıyor olsa da; katkı üretim teknolojileri yıllardır taşımacılık sektöründe kullanılmaktadır ancak bir üretim ortamında çeşitli teknolojilerin kullanımının yüksek maliyeti, sıfırdan eşsiz parçalar oluşturmanın masraflarını nadiren doğruluyordu…..Ta ki şimdiye kadar.

Katkı üretiminin çeşitli yöntemlerindeki son gelişmeler sayesinde bu tür işlemleri kullanmak, sınırlı sayıda üretilmiş ya da her ürün temelinde kişiselleştirilmeye gerek duyan bazı ürünler için bir anlam ifade etmeye başlıyor. Ürün kavramlarını yıllar boyunca sürdürülebilir yapmak için katkı üretim teknolojilerine başvuran şirketler arasında Alman otomobil üreticisi BMW de var. Sadece geçen yıl; şirket fabrikaları için çalışanlarının yaralanmasını önlemeye yardımcı olması amacıyla özel 3D baskılı parmaklar oluşturdu, öğrenci-tasarımı arabalar üretmek için 3D baskıyı kullandı ve hatta 3D baskılı ayrıştırılabilir konseptli bir araba üretimine karşı büyük adımlar attı.

Şimdi Münih-temelli şirket, DTM(Deutsche Tourenwagen Masters)’nin şimdiki sezonu için hazırlanıyor ve bunu yaparken aynı zamanda katkı üretim teknolojisi kullanılarak yapılan 500’lük su pompası çarklarının üretimini de kutluyor. Kullanımının büyük çoğunluğunu yüksek stres koşulları altında harcayan bu yüksek hassasiyetli yarış arabası parçası, bir alüminyum alaşımından yapılmıştır ve yüksek hızlı araba yarışlarının büyük beklentileri altında yıllardır değerini kanıtlamıştır.

Şirkete göre; “pompa dişlisi katkı üretim tekniklerine gelince bizim başrolümüzü teyit ederek kusursuz bir şekilde çalışıyor.” Su pompası çarklarını oluşturmak için şirketin mühendisleri, .05 milimetrelik artışlarla lazer eritmeli maden tozu içeren üretken tabakalama işleminden fiziksel bir nesne yaratan bir yöntem olan Seçkili Lazer Eritme(SLM) yönteminin faydalarını kullanıyor.

Var olan çoğu tüketici 3D baskı işlemleriyle karşılaştırıldığında SLM yöntemi helikopter uçuşlarından araba yarışlarına kadar her şeyin yüksek taleplerini karşılamak için hazır olan sağlam metal parçalar üretebilme kapasitesine sahiptir.

BMW’nin su pompası çarkına gelince; bu parça, tam yükte zamanın yüzde 70ine erişebilen yüksek performanslı güç aktarım mekanizmasının bir parçasıdır. Bir yarış ortamında arabanın performansıyla ilgili aşırı şartlar yüzünden; 2010 yılından kalma eski plastik parçanı yerini alması için BMW mühendis ekibi tek parçalı metal bir su pompası geliştirdi-ve hiç pişman olmadılar. “Bu işlem; tasarım geliştirmelerin, uygulaması diğer üretim yöntemlerinden çok daha fazla çaba gerektiren altı bıçaklı santrifüj pompa çarkında yer almasını sağlıyor.” Diyor şirket. “Bu yeni yöntemle DTM yarış serileri için bileşenlerin ideal aerodinamiklerini elde etmek mümkündü. İkinci olarak; karmaşık aletlere ve kalıplara gerek yok. Ve bu da talep odaklı üretimi çok daha uygun maliyetli yapıyor.” Ek olarak; bir nesneyi yazmadan önce özelleştirebilme kabiliyeti şirkete arabanın ve motorun diğer tasarım elementlerini arındırma işleminin üzerine gerekirse su pompası çarkını yeniden şekillendirme fırsatı veriyor.